müşteri hizmetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müşteri hizmetleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Kasım 2011 Pazartesi
İnatçı tüketici, uyanık bankaya karşı...
Tamam kredi kartları günlük yaşamın ayrılmaz parçası, kullanımı kolay, üç kuruş için kimseye “eyvallah” etmiyorsun, ne de olsa arkanda “kapı gibi banka” var, açmış sana kredi limitlerini, doldurana kadar senden “ağası” yok. Eh milletçe “borç yiğidin kamçısıdır” düsturunu kendimize şiar edindiğimizden, “gelirim giderimi karşılar mı” hesabına çok takılmadan, yuvarlanıp gidiyoruz kredi kartlarımız ve aybaşında ödediğimiz yüklüce ekstrelerle. Ama bu yazının konusu kredi kartının yararları ya da “ocak söndürmeye” varan zararları değil. Banka-tüketici arasındaki bitmez tükenmez, “kredi kartı aidatı” kavgasına dair bir öykü. Özellikle paylaşmak istedim ki, benzer sorunu yaşadığını ve de yaşayacağını düşündüğüm okurlarımıza da bir katkı sağlayalım.
27 Ağustos 2011 Cumartesi
Çözüm değil sorun merkezi...
Aradığında ulaşamıyorsun, ama onlar işinizin en yoğun anında, kritik bir toplantıda, plajda, ya da hastanenin “acil”inde bile sizi yakalayabiliyorlar. Sözünü ettiğimiz, kurumlar, şirketler ile tüketici arasında “köprü” amacıyla kurulan “çağrı merkezleri.” Bankalar, kamu kuruluşları, hastaneler, internet sağlayıcıları, “çözüm ortakları”, telekom hizmetleri, sigortacılar, kısacası işinizin düştüğü kamu-özel kurumlarının çoğunlukla “444”lü numarayla başlayan “çağrı merkezi”nin çevirmek durumundasınız. Diyelim ki, siz şanslı azınlıktansınız ve bu merkezlere hiç işiniz düşmüyor. Ama bir telefonunuz varsa ve de açıksa, onlar en olmadık zamanda size ulaşabililiyorlar, yani hiçbir şekilde “kurtuluş yok.” İşte örnekler:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

