müşteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müşteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Kasım 2011 Pazartesi
İnatçı tüketici, uyanık bankaya karşı...
Tamam kredi kartları günlük yaşamın ayrılmaz parçası, kullanımı kolay, üç kuruş için kimseye “eyvallah” etmiyorsun, ne de olsa arkanda “kapı gibi banka” var, açmış sana kredi limitlerini, doldurana kadar senden “ağası” yok. Eh milletçe “borç yiğidin kamçısıdır” düsturunu kendimize şiar edindiğimizden, “gelirim giderimi karşılar mı” hesabına çok takılmadan, yuvarlanıp gidiyoruz kredi kartlarımız ve aybaşında ödediğimiz yüklüce ekstrelerle. Ama bu yazının konusu kredi kartının yararları ya da “ocak söndürmeye” varan zararları değil. Banka-tüketici arasındaki bitmez tükenmez, “kredi kartı aidatı” kavgasına dair bir öykü. Özellikle paylaşmak istedim ki, benzer sorunu yaşadığını ve de yaşayacağını düşündüğüm okurlarımıza da bir katkı sağlayalım.
11 Eylül 2011 Pazar
Müşteri nasıl kazanılır, nasıl kaybedilir?
Bu konuda iki çarpıcı örneğim var. Önce “kaybeden”den başlayalım: Güldane Hanım, bizim emektar santral görevlimiz. Mutfağını daralttığı için “akordeon kapı” yaptırmayı kafasına koyuyor. Soluğu hem yeni açıldığı için merakından, hem de “daha uygun fiyata bulur muyum” diye Anatolium Alışveriş Merkezi’nde yeni açılan yapı marketi Leroy Merlin’de alıyor. Ve gerçekten de oldukça ucuza, 110 liraya tam da istediği gibi bir “akordeon kapı” buluyor. Herşey buraya kadar gayet güzel gidiyor, parasını ödüyor. Tabii Leroy Merlin’in “uygun fiyata montaj yaptığını” da öğrenince, “hepsi bir arada çıksın” diye düşünüyor. Güldane Hanım, “Neyse bu işi de ucuza kapattık” diye düşünürken, önce kendisine “keşif bedeli” dekontu uzatılıyor: 30 lira. Satış görevlileri açıklamasını da yapıyor:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

